içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Şehir Gazetesi

Bugun...
“Keyfi uygulamalar” ile bunaltılan şoförlerin maaşları da yine yanlış hesaplandı

Büyükşehir Belediyesi Toplu Taşıma Şube Müdürlüğü’nün işlevini ve önemini uzun uzadıya anlatmaya gerek yok.

Adından belli…

Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki en önemli birimlerden birisi…

İyi yönetilmesi gerekir.

Öyle olmasına öyle de nasıl yönetildiği ortada…

Son derece kötü yönetiliyor.

Yanlışlar, keyfi uygulamalar, ayırımcılıklar arka arkaya sıralanıyor.

Onun içindir ki, neredeyse köşemizde “değişmez konuk” oluyor.

Dün dile getirdik.

“Yeni icat” bir uygulama var.

Şoförlere “alkol testi” yapılıyor.

Hepsinin yanında bir “ağızlık” bulunuyor.

İş başı yapmadan önce “alkol testi” için sıraya giriyorlar… “Alkol metre üfleme” işinden sonra direksiyon başına geçiyorlar.

Olacak şey değil…

En hafif tanımlamayla “gurur kırıcı” bir uygulama…

Kendinizi şoförlerin yerine koyup düşünün…

Sabahın 05.30’unda işe geliyorsunuz ve alkol testinden geçiriliyorsunuz… Hem de her gün…

Böylesi bir uygulama ile karışlaştığınızda ne hissedersiniz?

Kendinizi iyi hissetmeyeceğiniz kesin…

İnsanda ne moral kalır, ne de çalışma isteği…

Şoförlerde kalmıyor zaten…

“Moral bozucu” tek uygulama bu da değil…

Saymakla bitirilemez…

Yine dün dile getirdik…

Bir “tek tip giysi zorunluluğu” var.

Olması son derece doğal… Yadırganacak bir yanı yok.

Ancak “zorunlu” kılınan “yazlık mont” olursa iş değişir.

İnsana kış mevsiminde “yazlık mont” giydirilir mi hiç?

Elbette ki, hayır…

Şoförlere giydiriliyor.

Bu yaklaşımları anlamak gerçekten çok zor…

Şoförler de bir insan… Onlar da can taşıyorlar… Dahası işleri de çok zor.

Sahi, o birimin başında bulunanlar şoförleri ne olarak görüyorlar ki?

Merak etmemek olanaksız…

Şoförlere reva görülenler yalnızca bu kadar da değil…

Dahası var.

10 Şubat 2018 şoförlerin maaş günü…

Maaşlarını aldılar.

Almasına aldılar da nasıl?

Karşılaştıkları tablo inanılır gibi değil… Şaşırıp kaldılar.

Bekar ve çocuğu olmayan bir şoförün hesabına yatan para 2.920 TL…

Evli, 3 çocuk babası olan ve eşi çalışmayan bir şoförün hesabına yatan para ise 2.500 TL…

420 TL daha düşük…

“Doğal” denilebilecek bir yanı yok.

İnsanı çileden çıkartacak yanları çok.

Evli ve 1 çocuk babası olan, eşi çalışmayan 4 şoför…

Doğalında 4’nün de aynı parayı alması gerekir.

Ama ne gezer…

Hepsi bir birinden farklı…

2.811 TL, 2.937 TL, 2.950 TL ve 3.200 TL…

Akıl sır erdirmek olanaksız…

Evli ve 3 çocuk babası bir şoförün hesabına yatırılan para 2.525 TL…

Bu rakamı gören şoför ne yapar?

Elbette ki “beyninden vurulmuşa” döner.

Maaş olarak bu parayı yatıranlar hakkında ne düşüneceği de malum…

Dedik ya…

Maaş hesaplarına akıl sır erdirmek olanaksız…

Kimi şoförlerin maaşı eksik, kimi şoförlerin maaşı fazla yatırılmış.

“Hesap hatası” olduğu kesin…

“İlk kez oluyor” da değil…

Daha önce de oldu.

“Fazla mesai ücretleri” ile ilgili hesaplama tam anlamıyla “şaka gibi bir şey” idi.

Büyükşehir Belediyesi bir kamu kurumu… Toplu Taşıma Şube Müdürlüğü de onun bünyesinde bulunan bir birim.

Bir kamu kurumunda böylesi “fahiş hesap hataları” yapılabilir mi?

Elbette ki hayır…

Gel gör ki, üst üste yapılıyor.

Şoförler, dün gün boyu bu “yanlış hesap” ile uğraştılar.

Toplu Taşıma Şube Müdürlüğü’ne sordular… “Biz de hata yok şirketten kaynaklanıyor” yanıtını aldılar.

Şirkete sorduklarında aldıkları yanıt ise tam tersi… “Bize gelen evraklara göre ödeme yapıyoruz, yanlış varsa sorumlusu çalıştığınız birimden kaynaklanmıştır.”

Şoförler kime inanacaklarını bilemediler.

Aslında kimin doğru söyleyip söylemediği çok önemli değil…

Ortada yine bir “yanlış hesaplama” var.

Düzeltilmesi gerekiyor.

Gerekeni yapacak olan da belli… Müdürlüğün başında kim varsa o…

Yapması gerekenler belli de o ne yapıyor?

“Yakın çevresi” ile odasına kapanıp “köstebek bulmaya” çalışıyor.

İnanılır gibi değil…

Arayışı boşuna…

Yahu siz şoförlere karşı böylesi “onur kırıcı” davranışlarda bulunacaksınız… Maaşlarını doğru dürüst hesaplayamayacaksınız…

Sonra da bunların “dışarıya sızmamasını” düşüneceksiniz…

Olacak şey mi bu?

Elbette ki hayır…

Kurumda “dertlerine derman” bulamayan insanlar, elbette ki sıkıntılarını dile getirecek olanlara ulaşacaklar.

Sizin “keyfi uygulamalar” ile bunalttığınız personel da bunu yapıyor zaten…

Siz “köstebek aramayı” bir kenara bakın da asıl yapmanız gerekenleri yapın.

O zaman bu sütunlara konuk olmaktan kurtulursunuz.

YAZARIN DİĞER YAZILARI